İstanbul (2), Ayasofya - Hem Papa'dan Önce Hem de Ondan Sonra...

Çarşaflı kadın çok şaşırır, hayretler içinde, "Türkçe biliyor musunuz?" diye sorar.
Sorudan biraz rahatsız olan kısa saçlı kadın, "Evet!" der, "Türk'üm!".
"Aaaa!" der çarşaflı kadın, "Hiç Türk'e benzemiyorsunuz. Ben yabancı sanmıştım sizi."
Öteki kadın cevap verir. "Siz de hiç Türk'e benzemiyorsunuz. Ben de sizi Arap sanmıştım."
Çarşaflı kadın cevap verir: "Elhamdülillah Türk'üz ve müslümanız."
Kısa saçlı kadın, "Biz de öyleyiz" der...
(Kültür Kehanetleri: Yerelliğin Toplumsal İnşası, Yael - Navaro YAŞIN)
Yorumlar
Zihinlerdeki kalıpları parçalamak en zoru... Bu topraklar asırlarca kervansaraylarda, limanlarda, çarşılarda pazarlarda başka başka lisanları konuşan, başka başka kültürlerden, başka başka dinlerden insanların bir araya geldiği bir coğrafya oldu...
Biz bu coğrafyada bir ulus-devlet kurmaya çalıştıkça, Türkçe'den başka lisan konuşan, herkesin düşündüğünden başka bir şey düşün(ebil)en insan kalmadı etrafımızda...
Biz içe döndükçe, içe kapandıkça, zihinsel açılımlarımız da daralmaya, anlayışımız kıtlaşmaya, düşüncelerimiz kalıplaşmaya başladı...
Bu içe kapanmış zihinlerin kalıplaşmış düşüncelerini kırmak en zoru... Ne diyeyim Allah yardımcımız olsun...
Belki de burdan başlamalıyız. İnsan olmanın bilincinden...
Ahmet