Türkmenistan (1) - Girizgâh

En son 2002'nin Ekim ayında gittiğim Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'a geçen hafta yeniden gitmek kısmet oldu. Geçen dört sene zarfında ülkenin trendinin değişmediğini ama değişim / kalkınma ivmesinin giderek arttığını gözlemledim... İzlenimlerimin bir kısmını bu yazıda bulabilirsiniz... Önce ülkeye dair genel bilgileri vererek başlayalım...

Türkmenistan Orta Asya'da SSCB'den ayrılan 5 Türkî cumhuriyetten biri. 4 komşusu var: Kuzeyde Kazakistan ve Özbekistan, güneyde İran ve güneydoğuda Afganistan. Batısında petrol yataklarıyla dolu Hazar Denizi yer alıyor (Bu arada Hazar Denizi sınırlarının ihtilâflı olduğunu not edelim). Üç kelime; İran, Afganistan ve petrol Türkmenistan'ın jeopolitik öneminin altını çizmek için yeter sanırım. Buna bir de ülkedeki zengin ve bâkir doğalgaz rezervlerini ekleyelim...

Araya iki küçük not iliştirelim:
(1) Türkmenistan post-Sovyet cumhuriyetleri arasında Rusya'ya borcu olmayan tek ülke
(2) Orta Asya bölgesi, OrtaDoğu ve Rusya'dan sonra dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip

Ülke 480.000 km2'lik bir alan üzerine kurulu. Yaklaşık İspanya büyüklüğünde. Türkmenistan'a çok büyük bir çöl veya yarı çöl diyebiliriz rahatça. Orta bölgesi (yaklaşık %90'ı) neredeyse tamamen Karakum Çölü ile kaplı. Verimli bölgeler sadece İran sınırındaki Kopek Dağı etekleri (başkent Aşkabat'ın kurulu olduğu alan) ile Amuderya, Murgap ve Tadcan Irmaklarının yarattığı vahalardan ibaret. 1950'li yıllardan sonra modern sulama yöntemleriyle, Aral Gölü'nün kuruması pahasına ülkenin batısında, eskiden bozkır olan geniş topraklar tarıma kazandırılmış. Türkmen sanayisi için büyük önemi olan pamuk tarımı daha çok bu alanda yapılıyor.

Devlet başkanı (Prezident) Türkmenbaşı ülke iklimini değiştirmek için projeler hazırlatıyor. Gelecek yıl çöl ortasında yeni bir sunî gölün açılışı yapılacak. Bu göllerin etrafında vahalar yaratılmaya çalışılıyor. Bozkır arazisi ağaçlarla süsleniyor. 14 yılda dikilen ağaç sayısının 70 milyon olduğu söyleniyor. Şirketler birer şirket ormanı kurmak zorunda. Ormanlar şirketin büyüklüğüne göre 300 - 400 dönüm büyüklüğüne kadar çıkabiliyor. Kuruyan ağaçların yerine yenilerini dikmek ve ormanın bakımını sağlamak o ormanı kuran şirketin sorumluluğu. Evlenenler resmî işlemlerini tamamlayabilmek için yine ağaç dikmek zorunda.

Ülke nüfusunun yaklaşık %90'ı Türkmen. Özbekler, Kazaklar, Ermeniler ve sayıları giderek azalan Ruslar nüfusun geri kalanını oluşturuyor. Günümüzde İran'ın kuzeyinde, Afganistan ve Özbekistan'da da Türkmenler yaşıyor.

Ülke 5 eyalete (Türkmenlerin ifadesiyle "wilayet"e) bölünmüş (Türkmence'de "v" harfi yok, onun yerine "w" kullanılıyor):

(1) Mary (Tarihî Merv)
(2) Lebap
(3) Daşoguz
(4) Ahal
(5) Balkan

Her eyaletin yönetimi ayrı. Dasoguz'da oturan bir Türkmen Balkan vilayetinde oturma izni almadan, Balkan'da herhangi bir işte çalışamıyor. (Aman Allah'ım yoksa bu İstanbul'u kurtaracak model mi?!)

Türkmenler kendi içinde 5 ana "taypa"ya (taypa: grup, aşiret) ayrılıyor:

(1) Tekeler: Türkmenistan'ın en büyük boyu. President Tekelerden. Askerler daha ziyade tekelerden seçiliyor. 1879'da Türkmenlerin Göktepe'de Ruslara karşı kazandığı tarihî zaferde Tekelerin önemli bir rol oynadığı söyleniyor. Tekeler Oğuzun 24 boyundan biri olarak, Üçokların Dağhan kolundandır.
(2) Yomutlar: Daha çok Balkan vilayetinde yaşarlar. Tekeler gibi Üçokların Dağhan kolundan gelirler.
(3) Alililer: Mahtumkulu gibi büyük halk ozanının çıktığı boydur. Bu taypa Şiiliğin etkisinde kalmıştır.
(4) Nohurlar: Büyük İskender'in Türkmenistan'da kalan askerlerinin soyundan geldikleri iddia edilir. Dağlarda yaşayanları çoktur. Ermeniler gibi ticarete yatkın olurdukları söylenir.
(5) Yazırlar: Oğuz'un 24 boyundan biri, Bozokların Ayhan kolundan. Sayıları diğer taypalara göre daha azdır.

Etnik taypaların haricinde bir de dinî taypaların var olduğu söyleniyor:

(1) Mahtumlar
(2) Şıhlar
(3) Hocalar

2005 yılında bağımsız kaynaklar tarafından Türkmenistan nüfusunun 4.9 milyon olduğu söyleniyordu. Türkmenistan İstatistik Enstitüsü Mart 2006'da nüfusun 6.7 milyon olduğunu açıkladı.

2003 senesinde Türkmenistan’da yaşayan çifte vatandaşlık hakkına sahip yaklaşık 100.000 Rus'un Türkmen vatandaşlığını seçmeleri, aksi takdirde kendilerine bir yabancı gibi pasaport verileceği bildirilmiş. Bunun üzerine çok sayıda Rus ülkeden ayrılmış.

Türkmenler Türkmence konuşuyor. Devletin resmî dili de Türkmence... Türkmence başlangıçta bize anlaşılması imkansız ve farklı bir dil gibi gelse de, Azerîce ve Anadolu Türkçesine oldukça yakın. Kulak alışınca, aradan bazı kelimeleri seçebilmeye başlıyorsunuz. Bilhassa Anadolu'da bazı köylerde karşılaştığımız Türkçe'ye yakın olduğu farkediliyor. Türkmence bir başka yazımıza konu olacak diyelim ve bu faslı geçelim...

Türkmenler 11. asırdan sonra batıya göç eden müslüman Oğuz boyları (bunlar biz oluyoruz) ile aynı soydan geliyor. Rusya 1884'te Türkmenistan topraklarını ilhak etmiş. 1906'dan itibaren bölgeye Rus göçmenler yerleştirmeye başlamış ve Türkmenistan 1924'te SSCB'ne bağlı bir cumhuriyet haline gelmiş. Sovyet yönetimine karşı 1930'lara kadar sert yerel direniş devam etmiş, bu arada Ruslar, kültürel ve dinî liderleri teker teker tutuklamış.

60 yıllık demirperde döneminde Türkmenistan'a hemen hemen hiç bir yatırım yapılmamış. Sadece Türkmen doğalgazını diğer cumhuriyetlere taşıyacak olan boru hatları döşenmiş ve başkent Aşkabat'ta fotoğraftaki un fabrikası inşa edilmiş. Bu köhne fabrika uzun süredir faal değil.

Türkmenistan 1991 senesinde SSCB'den ayrılarak, bağımsızlığını ilan etmiş, Türkmenlerin deyişiyle "Garaşsız" olmuş. Yani bağımsızlığını kazanmış, "garışanı" yok.

Devlet yapısı siyasal bakımdan SSCB dönemini andırıyor. Ülkede tek parti var. Şimdiki Prezident Saparmurat Türkmenbaşı eski SSCB Komünist Partisi'nin birinci sekreteriymiş.

"Garaşsız Türkmenistan" öte yandan "Bitarap". Yani İsviçre gibi, herhangi bir pakta bağlı olmayacağını, taraf olmayacağını açıklamış. BM 12 Aralık 1995'te Türkmenistan'ın tarafsızlığı statüsünü onaylamış.
Türkmenistan sahip olduğu zengin enerji kaynakları sebebiyle, Rusya, ABD, Çin ve Türkiye, İran gibi diğer bölgesel aktörler arasında bir rekabet alanı (Bu konu ayrı bir yazıda ele alınmaya değer). Türkmenistan bu kurtlar sofrasında "tarafsızlık" stratejisi uygulayarak var olmaya çalışıyor.

Silah bulundurmak yasak. "Türkmen Silahlı Kuvvetleri" bile silah taşımıyor. Orta Asya bölgesinde idam cezasını ilk kaldıran ülke Türkmenistan. Ülkede bir kaç yıldır Kadir Gecesi'nde genel af ilân ediliyor. Bu aftan sadece vatan hainleri, halk düşmanları, katiller, suç dosyası kabarık olanlar, aynı suçtan birçok defa hüküm giyenler ve yolsuzluk yapan mahkûmlar yararlanamıyor.

Asker ve polisler silah taşımamalarına karşın toplumsal hayatla içiçe yaşıyorlar. Hemen her sokakta görev yapan bir polis görmek mümkün. Özellikle akşamdan sonra iyice tenhalaşan sokaklarda devriye gezen polislerden başka kimseyi görmediğinizde kendinizi tuhaf hissedebilirsiniz.

Aşkabat'ta, tıpkı dört yıl öncesindeki gibi inanılmaz bir imar hareketi devam ediyor. Doğalgaz ve kısmen petrolden elde edilen gelir, imar, eğitim ve kalkınmaya aktarılıyor. Tüm ülke bir şantiye görünümünde. Muazzam genişlikte yollar, enerji santralleri, devlet binaları, apartmanlar, alışveriş merkezleri, müzeler, anıtlar, heykeller, spor ve eğlence tesisleri, okullar büyük bir hızla devlet tarafından yaptırılıyor. Eski binaları yenileme ile zaman kaybetmiyor, yıkıp yerine yenisini yapıyorlar. Şehir kendine has bir tarzda yeniden inşa ediliyor. Bina cephelerinde beyaz mermer kullanımı çok yaygın.

GSMH ve kişi başına düşen millî gelir yılda ortalama %20'ler seviyesinde artıyor. Buna paralel olarak asgarî ücret geçen sene bir seferde %34 artırılmış. Şu anda asgarî ücret 1.500.000 manat/ay. Bu da serbest piyasada yaklaşık 63 USD ediyor.

Türkmenistan devlet başkanı Büyük Saparmurat Türkmenbaşı'nın uygulamaları ile ilgili Türk basınında zaman zaman eleştirel haberlere rastlıyoruz. Ama Türkmenistan'daki uygulamaları değerlendirirken, ülkenin içinde bulunduğu şartları ve ülkeye olan küresel rağbeti ve ilgiyi gözardı etmemek gerekiyor. Hafızamıza başvurursak, ülkenin durumunun 1920 ve 30'ların Türkiyesi ile çokça benzeştiğini görürüz.

Tıpkı o yılların genç Türkiye Cumhuriyeti gibi, lider inisiyatifi ile gelişen bir ülke. Dış gezi yapmayan bir lider. Tek partili devlet yönetimi. "Ömürlık Prezident". Gelenekler ve modernleşme arasında bir denge arayışı (örneğin erkeklerin saç sakal uzatmasını yasaklanmasıyla, bizim kıyafet devrimlerimiz arasında benzerlik olmadığını kim iddia edebilir?). Kril alfabesinin terkedilip, Latin alfebesinin kullanılmaya başlanması. Ülke kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasını sağlama ve halkın yaşam standardını artırma çabaları. Müthiş bir kalkınma hamlesi (dünyanın en hızlı kalkınan ülkesi; sanki demir ağlarla ördük ana yurdu en baştaan).

Liderin yayınladığı halkı bilinçlendirmeyi, bir ülkü etraafında birleştirmeyi amaçlayan bir eser (içeriğine bakınca "Nutuk" ile o kadar benzeşiyor ki). Liderin etrafında oluşan bir kült: Ülkenin her yanını kaplayan heykel, fotoğraf ve vecizeler. Paraların üzerinde yer alan lider resimleri. Lidere 2002 yılında yapılan suikast girişimi (İzmir suikasti gibi).

Çok önemsenen millî bayramlar. Marşlar (10 yıldaaa 15 milyon geeenç yarattık en baştan). Ülkenin 15. kuruluş yılına dair coşkulu kutlamalar (75. yıl çılgınlığımızı hatırladınız mı?). Ülkede kamu - sivil binalarda, anıtlarda, fabrikalarda asılı Türkmen bayrakları (son zamanlarda Türkiye'de sayıları iyice artan anıt-bayrakları düşünün)...

Aşkabat'ta sıkça karşılaştığımız "Baki Türkmenistan" sloganı "Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidâr olacaktır" ile benzer değil mi?

Medya doğal olarak kontrol altında. Rejim, muhalefete ve muhalefetin dış güçlerle işbirliğine izin vermeyen bir yapıda ve yaşanan kuruluş dönemi sancıları...

Bunları düşünerek Türkmenistan rejimini eleştirenlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarını ve yaşanılan uluslaşma sürecini hatırlamalarını tavsiye ederim...

Büyük Saparmurat Türkmenbaşı ülkesine "Ruh" vermek, ülkesinin önüne hedefler koymak için çalışıyor. Halkına gelecekle ilgili ümit dolu mesajlar vermek istiyor. Bunun için ‘Altın Asır’ kavramını geliştirmiş. Şehrin bir çok yerinde Türkmenbaşı’na ait “21. Asır Türkmenlerin Altın Asrı olacaktır” sözü yazılı. Karşılaştığım resmî binalardan birinin adı, bir çarşının adı, bir caddenin adı Altın Asır'dı.

Şehrin her yerinde Türkmenbaşı'nın fotoğraflarını, sözlerini, heykellerini görmek mümkün. Türkmenbaşı Aşkabat’ta bir obada (köyde) doğmuş. Ecesi (annesi) Gurban Sultan. Şehrin bir çok yerinde Gurban Sultan’a da isim, resim ve hatta ay adı olarak olarak rastlamak mümkün.

Eski adıyla Saparmurat Niyazov’a halk tarafından Türkmenbaşı soyismi verilmiş (Bu da size aşina gelecektir).

Şehrin muhtelif yerlerinde okuduğum yazıların bir kısmı şöyle:

  • Halk Vatan Beyik (Büyük) Türkmenbaşı
  • 21. asır Türkmenler’in altın asrı olacaktır
  • Türkmenbaşım başın dik bolsun (olsun)
  • Ruhnameye uymak Türkmenbaşa uymaktır
  • Türkmen gahramanı Saparmurat Niyazov
  • Garaşsız bitaraf Türkmenistan
  • Serdar garaşsızlık Türkmenin bağtı (andı, anlaşması)

Türkmenbaşı kendisinin de iştirak ettiği bir komisyona Ruhnama adında bir eser yazdırmış. Eser Türkmenlerin gelenek göreneklerini ve dinî yapısını anlatıyor. Ruhnama Türkmen Halk Maslahatı üyeleri tarafından kabul edilerek, Kuran-ı Kerim'den sonra en mukaddes kitap ünvanına layık görülmüş.

Eserin ilk cildi "Türkmen, Türkmenin Yolu, Türkmen Millet, Türkmenin Devleti ve Türkmenin Ruh Dünyası" bölümlerinden oluşuyor. 2004'te çıkan Ruhnama'nın ikinci kitabı da "Garındaşlık Adeti, Vatancılık Ruhu, Ömrün Manası, Oku Bil Öğren!" gibi didaktik metinlerden oluşuyor.

Eser Türkmeni Türk-iman, iman eden Türk, olarak tanımlıyor. Türkmenlerin Hz.Nuh'un soyundan geldiği belirtiliyor. Oğuz Han'ın peygamber olduğu ifade ediliyor.

Ruhnama okularda okutuluyor, sınavlarda soruluyor, oyun haline getiriliyor, piyes şeklinde sergileniyor. Ruhnama’dan “mübarek Ruhnama” diye söz ediliyor. Ruhanama'dan şiirler ezberleniyor, şiirler türkü olup söyleniyor. TV’de Ruhnama programları düzenleniyor. Böylece Türkmenler Ruhnama ile 21. yüzyılın gençlerini yetiştirmeye çalışıyorlar...

Türkmenistan'da büyük caddelere (bulvarlara) şayoli (şahyolu) deniliyor. Bir kaç şayoli ismi:

  • Türkmen Gahramanı Sapar Murat Niyazov Şayoli
  • Altın Asır Şayoli
  • Magtymgaly Şayoli (Magtymguly 18. yy sonunda yaşamış ünlü Türkmen şairi)
  • Büyük Saparmurat Türkmenbaşı Şayoli

Eğitime tıpkı SSCB dönemindeki gibi çok önem veriliyor. Okur yazar oranı %100. Halkın yaklaşık %50'si Rusça'yı en az Türkmence kadar iyi konuşuyor. Hatta Rusça biraz "yüksek dil" muamelesi görüyor... Fas'ta Fransızca konuşmak gibi... Eğitim 9. sınıfa kadar mecburî. 9 yıllık eğitim sonrasında üniversiteye devam edebilmek için öğrencilerin 2 yıl çalışması gerekiyor. Bu ilginç ve örnek alınabilecek bir uygulama.

SSCB döneminden kalma bir alışkanlıkla çalışma hayatında sendikalar etkin. Her çalışan bir sendikaya üye.

Türkmenbaşı Mercedes S600’e biniyor ve arabasını kendi kulanıyormuş. 4 sene evvel halkın %85’inde “ciguli” denilen Rus Lada’ları vardı. Bu sefer Cigulilerin yerini daha modern otomobillere bıraktığını gördük. Fotoğrafta gördüğünüz Cigulilerin sıfırının fiyatı 7.000 USD.

Bu arada ülkeye araba giriş çıkışı serbest. Otomobil ithalatına karşı uygulanan yüksek vergi duvarları yok. Çünkü Türkmenistan’da kollanması ve korunması gereken bir Tofaş Fiat veya Oyak Renault yok. Dileyen dilediği arabayı gümrükten vergisiz sokabiliyor. Toyota, Ford, Renault'un 7 yaşını doldurmuş modellerini 3.000 - 10.000 USD arasında fiyatlara satın almak mümkün. 20.000 $'a iyi bir "jeep" alınabiliyoır.

Bu arada 65 litre benzinin 20,000 manata yani 1 $’a satıldığını belirteyim de hep beraber çıldıralım.

Manat demişken, ülkede iki ayrı döviz kuru var. Resmî kurda 1 USD = 5.200 manat. Serbest piyasada ise 1 USD = 23.700 manat seviyelerinde. Tedavüldeki en büyük para 10.000 manat olduğu için, 100 Amerikan doları bozdurduğunuzda elinize geçen 2.370.000 manat için en iyimser ihtimalle 237 banknotu alıp, cüzdanınıza değil, çantanıza koyuyorsunuz...

Bir somun ekmek 500 manat. Yani 2.5 cent = 4 yeni kuruş.

Şehir içinde ulaşım troleybüslerle sağlanıyor. Bazı otobüs hatları bedava. Şehirlerde taksi yok. Bir yere taksi ile gitmek istediğinizde, kaldırımdan yola doğru yanaşıp, yoldan geçen arabalara doğru elinizi kaldırıyorsunuz. Arabalar eğer dolu değillerse duruyor ve sizi istediğiniz yere götürüyorlar. Bunun için de sizden en çok 1-2 $ alıyorlar. Fakat otelden gece havaalanına gitmek pazarlığınıza bağlı olarak 5 – 10 $ arasında değişiyor.

Trafikte hız limiti bir çok yerde 50 km/saat ve polisler yollarda radarla sürekli kontrol yapıyorlar. Türkiye'de araba kullanmaya alışan birinin Türkmenistan'da araba kullanabilmesi çok zor. Yol kenarındaki çalıların arkasından elinde seyyar radarlarla fırlayıp size ceza kesmek isteyecek bir polisle her ana karşılaşima ihtimaliniz var.

Ülke giderek zenginleşiyor. Doğalgaz, elektrik, telefon hizmetleri ve kutsal sayılan tuz devlet tarafından ücretsiz olarak veriliyor. Sağlık hizmetleri düşük gelir gruplarına bedava. Devlet evi olmayana ev veriyor. Gaz Bakanlığı, Tekstil Bakanlığı gibi bakanlıklar çok ucuz ve çok uzun kredilerle çalışanlarını ev sahibi yapıyorlar.

Ülkede yurt içi telefon görüşmeleri bedava ama Yurtdışı görüşmeler ateş pahası. Türkmenistan'da Turkcell, Telsim veya Avea ile Türkiye'den bir cep telefonunuzu aramanın maliyeti 70 kontur/dakika. Türkiye'den cep telefonunuz aranırsa bunun maliyeti 26 kontur/dakika. Türkmenistan'daki sabit bir hattan Türkiye'yi aramak ise 4 $ /dakika.

Ülkeye girmek için uzun prosedürlerin tamamlanmasını beklemek gerekiyor. Vize için resmi makamlardan alınması gereken davetiye yaklaşık 45 günde alınabiliyor. Davetiye istekleri bir komisyon tarafından ele alınıyor. Komisyonda milli güvenlikten, ticaretten ve diğer organizasyonlardan katılımcılar oluyor. Uzun süren bir tatkikatın ardından davetiye başvurusu değerlendiriliyor. Davetiye bedeli yaklaşık 200 USD, kapıda alınan vize 95 USD, ayrıca ülkeden çıkarken 25 USD "güle güle" harcı yatırılıyor.

Çifte vatandaşlığa izin verilmiyor. Mesela bir Türkmenle evlenen Türkün, Türkmen vatandaşı olabilmesi için TC vatandaşlığından çıkması gerekiyor. Buna rağmen vatandaşlık için son onayı Prezident veriyor. Çalışma izni de kolay alınamıyor.

Ülkede kredi kartı yaygın değil. Sadece bazı otellerde kredi kartı kullanılıyor. Onlar da slip çekerek kartınızla işlem yapıyorlar. POS makinası yok.

Sokaklarda "çilim çekmek gadagan". Yani sigara içmek yasak. En favori sigaralar Esse ve Pine. Parliment 30.000 manattan satılıyor. Yaklaşık 1.5 $.

Zıraat Bankası ve Halk Bankası’nın Aşkabat’ta şubeleri var ancak Türkiye'ye para transferleri 2-3 günü buluyormuş.

Şehrin en iyi oteli yeni açılan President Hotel. Bizim kaldığımız şehir merkezindeki Grand Türkmen Hotel'i 4 yıl evvel Sheraton işletiyordu. Şimdi Türkmen bir işadamı almış. Diğer oteller Ak Altın, Mizan. Sheraton Grand Türkmen’i bir süre "Kumarhâneler Kralı" Ömer Lütfü TOPAL işletmiş. Topal'ın Emperyal Casino’su otelin alt katındaymış.

Ülkenin ilk ve en büyük alışveriş merkezini Yimpaş kurmuş. Aşkabat Yimpaş Türk ve İranlılar'ın ortak yatırımı. Binanın girişinde Türk, Türkmen ve İran bayrakları dalgalanıyor.

Binanın önünde "Söwda Merkezi" yazıyor. Söwda Merkezi, "Ticaret Merkezi" anlamına geliyor. Modern ve oldukça popüler bir mekan. Yimpaş'ta da kredi kartı geçmiyor.

Aşkabat'taki alışveriş merkezinin zor günler geçiren Yimpaş'ın prestijli ve en verimli yatırımlarından biri olduğu söyleniyor.

***

Şimdilik Türkmenistan izlenimlerimizi burada keselim... Ve son söz olarak bir hususu da belirtelim... Burada yazdıklarım, gözlemlerim ve duyduklarımdan oluşuyor. Türkmenistan üzerine çok fazla spekülasyon yapılan bir ülke olduğu için, sağ gözümün gördüğünün teyidini sol gözümden, duyduklarımın teyidiniyse mutlaka bir başka kaynaktan almaya çalıştım.

Kalın sağlıcakla...

9 yorum:

ümit dedi ki...

evet sevgili kardeşlerim t.c vatandaşı olmak istiyorum bu konuda
bana yardımcı olabilseniz şu msn
adresine mesaj atın şimdiden teşekür ederin umitbabacann@hotmail.com

tarzan@ dedi ki...

yav..türkmen olmak varmış ne güzel bişii.

Adsız dedi ki...

arkadashlar ben t.c vatandashi olmak istiyorum bana bu konuda yardimci olabilecek birisi varsa bu maile mesaj atabilirsiniz

Adsız dedi ki...

bu benim mailim tachjanow007@hotmail.com

Adsız dedi ki...

Selamun Aleykum sayin Halil bey.Ben 3 senedir Turkiede kaçak duruyorum,ve duyduguma göre turk kökenli milletlere Turkie cumhurieti vatandaşlik verecekmiş,eger bu dogru olsa ban çifte vatandaşlik almam için ne yapmam gerekiyör?Turk kardeşlerim le barobar çalişib,barobar dyş duşmanlara karşibirlikte olup,egitimimi yukseltib Turkiege faydali bir insan olmami istiyörim!Yardiminiz uçun çok teşekkurler!

H a l i l dedi ki...

Merhaba,

Vatandaşlık işlemleri ile ilgili malumat sahibi değilim. Belki burada mesajınızı okuyan birileri yardımcı olabilir...

Hürmetler, H a l i l

Elromano52 dedi ki...

halil bey türkmenistana bir tatil gezisi yapmak istiyorum acaba bana türkmenbaşını falan anlatırmısınız turistik biyermiş duyduğuma ğöre ve oraya tatile ğitmek istiyorum bana orası hakkında bilği verebilirmisiniz şimdiden teşekkür ederim

Adsız dedi ki...

s.a benim sornumda şu yardımcı olursanız çok sevinirim nişanlım 6 aydır türkmenistanda çalışıyor evlendikden sonrada orda çalışmak istiyor ama oturma izni vermediklerini söylüyor 2 aile bir evde kalabiliriz diyor bizim kendi evimiz olması için ne gibi şartlar gerkli lütfen yardımcı olun bana muhabettle msn adresim gulsen_aytac@hotmail.com

Adsız dedi ki...

Selamun Aleykum ben türkiye vatandaşıyım ve çifte vatandaş olup türkmenistanda disko bar şeklinde bir iş yeri açmak istiyorum bana bilgi vericek arkadaşlar varsa çok sevinirim.