Kürtler'in İstiklâl Mücadelesi



Üç gün evvel Yenibosna'da, çalıştığım ofisin yakınlarında bomba yüklü bir motosiklet patlatıldı PKK tarafından. Biri ağır olmak üzere 10 kişi yaralandı.

Bu sabah biz İstanbul Caddebostan'da koşarken, PKK Şemdinli'de karakolumuza 5 ton bomba yüklenmiş bir kamyonla saldırdı. 9'u asker, 8'i sivil 17 kaybımız var.

Dün ise Ankara Haymana'da bomba yüklü bir araç Diyarbekir'den gelen bir ihbar üzerine takibe alındı güvenlik kuvvetleri tarafından. Araçlar şehre giremeden kuşatıldı. Teslim olmak istemeyen iki canlı bomba kendilerini havaya uçurdu

***

PKK iyice köşeye sıkışmış durumda bu sefer. Yaralı bir hayvan gibi şer adına, kötülük adına, ölüm adına, savaş adına ellerinden geleni ardına koymayacak bir köşeye sıkışmışlık hâli içindeler. 2 aydır sadece Şemdinli bölgesinde günde ortalama 6 PKKlı temizleniyor zira... 

***

Uzun süredir sık sık Anadolu'yu ziyaret ediyorum. Anadolu'nun orta, kuzey ve batısının büyük bir mesuliyetle davrandığını, bütün acılara ve kışkırtmalara rağmen güvenlik kuvvetlerinin kontrolündeki bu mücadeleye gayri nizamî bir şekilde müdahil olmamaya kararlı olduklarını görüyorum memnuniyetle... Boş değiller ama işin başa düşmediği kanaatindeler...

Memleketin terör yoğun coğrafyasında ve o coğrafyadan buraya taşanlar arasında ise bu mendeburlara "Kürtçülük" adına destek verenler olduğunu görüyoruz hâlâ. Şiddet, kan, ölüm, ayrımcılık, ayrışmadan başka bir şey vadetmeyen bu eli kanlı canilere lojistik / psikolojik destek veriliyor "Kürtçülük" adına... Kanı yere dökülen her askerimizden / polisimizden Elizabeth Bathory gibi sapık bir zevk alıyorlar. Bugünlerde daha yüksek sesle, daha büyük bir inatla, daha büyük bir kinle "Kürtçülük" yapıyorlar... 

Şemdinli'de öldürülen 8 sivil de Kürt... Van'da düğününde bomba patlayan insanlar da... Dürümlü'de cesetlerinin parçaları bulunamayan köylüler de Kürt'tü, evlerini terketmek zorunda kalan şehir sakinleri de... PKK tarafınan habire infaz edilen sayısız Kürt var, PKK'ya sesini çıkaran şakağına kurşunu yiyor... PKK şiddetine hedef olan daha nice Kürt, "Kürtçülük" adına PKK'ya verilen / verdikleri desteğin bedelini ödüyorlar. Canlarıyla, mallarıyla, hayatlarıyla...

Amerika'nın kurup kendilerine vereceğini bekledikleri devlette iktidar sahibi olmak için gözü dönen, bir daha bu toprakların üstünde yaşayan halklarının hiç birinin yüzüne bakamayacakları suçları işleyen PKKlılara destek verenler, onların suçlarına ortak oluyorlar... Ölümü, kanı, şeri çoğaltıyorlar... Bu topraklara, bu topraklarda beraber yaşadıkları komşularına ihanet ediyorlar... 

Diyeceğim o ki, Ankara'ya giden canlı bombaları ihbar eden vatandaşlar da Kürt'tü... Onlar sadece Ankara'da yaşayanların hayatlarını değil, kendi hayatlarını da kurtardılar bu ihbarları ile. Şiddet sarmalının kendilerine ulaşmasına mani olacak bir adım attılar... Bu yaşananların Kürtler için bir istiklal mücadelesi olduğunu düşünüyorum. İngiliz, Fransız, İtalyan, Kolombiyalı, Amerikan ve daha bilmem ne bela savaşçılarla beraber kendisine tasallut etmeye çalışan PKK'ya karşı yürütülen bir istiklal savaşıdır bu Kürtler'in... 

100 sene evvel Ermeni terör örgütlerinin bu toprakları zehirlediği gibi zehir saçıyor PKK da... Taşnak ve Hınçak idarecileri siyasî / askerî baronlar olmuştu, Ermen halkının kaderine ise tehcir kalmıştı. Senaryo tamamen aynı bugün... Akıbetin aynı olmasından korkarım... Biz öle öle sürdüreceğiz bu topraklardaki inadımızı... Bunun başka yolu, başka şekli yok bizim için... Ama terör bölgesinde yaşayanlar, kendileri belirleyecek akıbetlerini...

PKK cinayetlerini içselleştirenler, bu cinayetlere için için sevinenler, suyu zehirleyenler, bu şer ittifakına destek verenler, gün gelir karşılarında mesela yanlışlıkla ateş alan bir namlunun ucundan çıkan kurşunla yere serilen yeğenin cesedini bulur veya bir yakınını PKK bombasıyla kaybeder veya ne bileyim kurulu düzeni bozulur, terk-i diyar eylemek zorunda kalır... 

Suyu zehirleyenler, olan bitene içten içe sevinenler gün gelir Allah'ından bulur...



Hiç yorum yok: