Lübnan - Sur (2)

Lübnan'ın Akdeniz kıyısında yer alan tarihi bir liman şehridir Sur.

Arapça           : صور (ūr)
Fenike lisanı    : 
(Şur),
İbranice         : צוֹר (Tzor) 
Yunanca        :  Τύρος Tyros 
İngilizce         : Tyre 
Fransızca       : Sour

olarak anılır. Beyrut’un 83 km, Sayda’nın 30 km güneyinde, İsrail sınırının ise 30 km kuzeyindedir. Karayolu ile Beyrut’tan yaklaşık 1.5 saat mesafede; Beyrut, Trablusşam ve Sayda’dan sonra Lübnan’ın dördüncü büyük şehridir. Modern bir şehir değildir. Bu yüzden bilhassa şehrin tarihi dokusu görülmeye değer bulunur.


Tarihin Babası Halikarnaslı Herodot MÖ 5. asırda Sur’u ziyaret eder ve şehirdeki Heracles (Melkart) Mabedini tasvir eder. Mabedin başrahibinin kendisine şehrin MÖ 2.750 senelerinde kurulduğunu söylediğini nakleder.

Sur Yunanlılar ve Avrupalı kavimler için önem arzeder, zira Yunan mitolojisine göre kıtalarına ismini veren Fenike kralı Agenar’ın kızı, Zeus’un sevgilisi güzeller güzeli Europa Surlu’dur.

Kitab-ı Mukaddes’te adı geçer Sur şehrinin.

Şehir Akdeniz'de denizcilik ve ticaretle uğraşan Fenikeliler tarafından MÖ. 14. asırda kurulur. İlk kurulduğu yer sahilden biraz uzakta bir adadır. Bu ada zamanla dolgu bir yolla anakaraya bağlanır. Sur kurulduğu ilk senelerde 30 km kuzeyindeki Sayda şehrinin hakimiyeti altındadır. MÖ 12. asırda Filistinliler ve onlarla akraba olan Zakalar bölgeye gelir, hem Sayda hem de Sur şehirlerini yağma ederler.

10. asırda İbraniler Filistinliler’i mağlup eder. Bununla beraber artık Fenike kültürünün ve federasyonunun merkezi Sayda'dan Sur şehrine kaymış olur. 

SUR KRALLARININ KRONOLOJİK LİSTESİ

Abibaal
Hiram I (Ahiram) (MÖ. 969-935)
Baal Utsur (MÖ. 935-919)
Abdaştart (MÖ. 918-910)
Saltanat Gasbı (MÖ. 909-888)
İtobaal I (MÖ. 887-856)
Baal Utsur(MÖ. 855-850)

Baal Utsur(MÖ. 855-850)
Mettenos (MÖ. 849-821)
Pigmalion (MÖ. 820-774)
Hiram II (MÖ. 750’ler)
Maitena (MÖ. 701’ler)
Luli (Elulaios) (MÖ. 700’ler)
İtobaal II (MÖ. 676’lar)
Baal (MÖ. 606’lar)





Sur’un ilk kralı Abibaal (MÖ. 1020) olmakla birlikte, MÖ 969 – 935 yılları arasında tahta geçen I. Hiram (Ahiram) Sur Fenike krallarının en şöhretlisidir. Bu dönemde Fenikeliler ile İbraniler’in iyi ilişkiler kurduğu, ticarî ve askeri ortak anlaşmalar yaptığı bir dönemdir. Bu yakın diyalogun en belirgin örneği olarak Sur Kralı Hiram’ın Kral Süleyman’a Tanrı’ya adayacağı mabedin yapımı için çok sayıda usta, sedir ve selvi keresteleri göndermesi gösterilebilir. Bu durum Eski Ahid’in I. Krallar bölümünde geçmektedir. Kenanlı (Fenikeli) - İbrani ilişkileri hakkında Kitabı Mukaddes’te özellikle “I. Krallar” kitabında çok sayıda ayet bulunmaktadır. İkili ilişkiler o kadar ilerlemiştir ki İbranilerin Kralı Ahab, Fenike kralı İtobaal’in kızı İzabel ile evlenir.



Kitab-ı Mukaddes’in ilgili bölümleri şöyledir:

1 Krallar (1 Kings), Bölüm 5

Tapınağın Yapım Hazırlıkları (II.Tar. 2:1-18) 

1 Sur Kralı Hiram, Süleyman'ın babası Davut'un yerine kral olarak meshedildiğini duyunca, elçilerini Süleyman'a gönderdi. Çünkü Davut'la hep dostça geçinmişti.
2 Süleyman Hiram'a şu haberi gönderdi:
3 “Bildiğin gibi, babam Davut çevresindeki savaşlar yüzünden Tanrısı RAB'bin adına bir tapınak yapamadı. Bu savaşlarda RAB, Davut'un düşmanlarını onun ayakları altına serdi.
4 Oysa şimdi Tanrım RAB her yönden bana rahatlık verdi. Ne bir düşmanım var, ne de kötü bir olay.
5 Rab, babam Davut'a, 'Tahtına oturtacağım oğlun benim adıma bir tapınak yapacak' diye söz verdi. Ben de Tanrım RAB'bin adına bir tapınak yapmaya karar verdim.
6 “Şimdi bana Lübnan'dan sedir ağaçları kesmeleri için adamlarına buyruk ver. Benim adamlarım da seninkilerle birlikte çalışsın. Adamların için istediğin ücreti vereceğim. Aramızda Saydalılar kadar ağaç kesmede usta adamlar olmadığını biliyorsun.”
7 Hiram, Süleyman'dan bu haberi alınca çok sevindi ve, “Bugün, o büyük ulusu yönetmek üzere Davut'a bilge bir oğul veren RAB'be övgüler olsun!” dedi.
8 Sonra Hiram Süleyman'a şu haberi gönderdi: “Gönderdiğin haberi aldım. Sedir ve selvi ağaçlarıyla ilgili bütün dileklerini yerine getireceğim.
9 Adamlarım tomrukları Lübnan'dan denize indirecekler, ben de onları sallar halinde bağlatıp belirteceğin yere kadar yüzdüreceğim. Orada adamlarım onları çözer, sen de alıp götürürsün. Sarayımın yiyecek gereksinimini karşılamakla, sen de benim dileğimi yerine getirmiş olursun.”
10 Hiram Süleyman'a istediği kadar sedir ve selvi tomruğu sağladı.
11 Süleyman her yıl Hiram'a sarayının yiyecek gereksinimi olarak yirmi bin ölçek buğday, yirmi kor saf zeytinyağı verirdi.
12 RAB, verdiği söz uyarınca, Süleyman'a bilgelik verdi. Süleyman'la Hiram arasında barış vardı. Aralarında bir antlaşma yaptılar.
13 Kral Süleyman angaryasına çalıştırmak üzere bütün İsrail'den otuz bin adam topladı.
14 Sırayla her ay on binini Lübnan'a gönderiyordu. Bir ay Lübnan'da, iki ay evlerinde kalıyorlardı. Angaryasına çalışan adamların başında Adoniram vardı.
15 Süleyman'ın yük taşıyan yetmiş bin, dağlarda taş kesen seksen bin adamı vardı.
16 Ayrıca, işin yürümesini sağlayan ve işçileri yöneten üç bin üç yüz görevlisi vardı.
17 İşçiler, kralın buyruğu uyarınca, tapınağın temelini yontma taşlarla atmak üzere ocaktan büyük ve kaliteli taşlar kesip çıkardılar.
18 Süleyman'ın ve Hiram'ın yapıcılarıyla Gevallılar, tapınağın yapımı için taşlarla keresteleri kesip hazırladılar.




Krallar 1, Bölüm 7

Süleyman’ın Sarayı
Hiram'ın Görevi
13 Kral Süleyman haber gönderip Sur'dan Hiram'ı getirtti.
14 Hiram'ın annesi Naftali oymağından dul bir kadın, babası ise Surlu bir tunç işçisiydi. Hiram tunç işlemede bilgili, deneyimli, usta biriydi. Gelip Kral Süleyman'ın bütün işlerini yaptı



Krallar 1, Bölüm 9

Süleyman'ın Öbür Etkinlikleri (II. Tar.8:1-18) 
10 Süleyman iki yapıyı - RAB'bin Tapınağı'yla kendi sarayını - yirmi yılda bitirdi.
11 Bu yapılar için istediği sedir ve selvi ağaçlarıyla altını sağlayan Sur Kralı Hiram'a Celile bölgesinde yirmi kent verdi.
12 Hiram gidip Süleyman'ın kendisine verdiği kentleri görünce onları beğenmedi.
13 Süleyman'a, "Bunlar mı bana verdiğin kentler, kardeşim!" dedi. Bu yüzden o bölge bugüne kadar 'Kavul' diye bilinir.
14 Oysa Hiram, Kral Süleyman'a yüz yirmi talant altın göndermişti.
15 Kral Süleyman RAB'bin Tapınağı'nı, kendi sarayını, Millo'yu ve Yeruşalim'in surlarını yaptırmak; ayrıca Hasor, Megiddo ve Gezer kentlerini onarıp güçlendirmek amacıyla angaryacıları toplamıştı.
16 Mısır Firavunu gidip Gezer'i ele geçirmiş ve ateşe vermişti. Orada yaşayan Kenanlılar'ı öldürerek kenti Süleyman'la evlenen kızına armağan etmişti.
17 Süleyman Gezer'i, Aşağı Beyt-Horon'u,
18 Baalat'ı ve kırsal bir bölgede bulunan Tamar'la birlikte
19 bütün ambarlı kentleri, ayrıca savaş arabalarıyla atların bulunduğu kentleri de onarıp güçlendirdi. Böylece Yeruşalim'de, Lübnan'da, yönetimi altındaki bütün topraklarda her istediğini yaptırmış oldu.
20 İsrail halkından olmayan Amorlular, Hititler, Perizliler, Hivliler ve Yevuslular'dan artakalanlara gelince:
21 Süleyman İsrail halkının tamamen yok etmediği bu insanların torunlarını angaryaya koştu. Bu durum bugüne kadar sürmektedir.
22 Ancak Süleyman İsrail halkından hiç kimseye kölelik yaptırmadı. Onlar savaşçı, görevli, komutan, subay, savaş arabalarıyla atlıların komutanı olarak görev yaptılar.
23 Süleyman'ın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.
24 Firavunun kızı, Davut Kenti'nden Süleyman'ın kendisi için yaptırdığı saraya taşındıktan sonra, Süleyman Millo'yu yaptırdı.
25 Süleyman RAB için yaptırdığı sunakta yılda üç kez yakmalık ve esenlik sunuları sunardı. Ayrıca RAB'bin önündeki sunağın üstünde buhur da yakardı. Böylece Süleyman tapınağın yapımını tamamlamış oldu.
26 Kral Süleyman Edomlular'ın ülkesinde, Kızıldeniz kıyısında Eylat yakınlarındaki Esyon-Gever'de gemiler yaptırdı.
27 Hiram denizi bilen gemicilerini Süleyman'ın adamlarıyla birlikte Ofir'e gönderdi.
28 Ofir'e giden bu gemiciler, Kral Süleyman'a dört yüz yirmi talant altın getirdiler.


Fenike kültürü bu dönemde İbraniler üzerinde dini yönden bile etki göstermiştir. Fenikeliler'in en büyük tanrısı, tanrıların babası sayılan El idi. El'in karısı olan
deniz tanrıçası Aşera tanrıların anasıydı. Fenikeli­ler'in büyük tanrılarından biri olan Molek'e çocuklar kurban edilirdi. Babilliler'in İştar'ına benzeyen tanrıça Astarte bu ailenin en önemli üyelerinden biriydi. Sur kenti, yan tanrı yarı insan Melkart'ın koruması altın­daydı. Fenikeliler Doğa güçlerine, Bereket Tanrıçası Aştart'a, Dağlar Tanrısı Hodad'a, Gök Tanrısı Baal'e, vahşi bir yerde veya açıkhava tapmağında tapınırlardı Dikili bir taş, bir kazık veya bir ağaçla temsil edilen ilâhlara bazen bir çocuk kurban ederlerdi.



Krallar 1, Bölüm 16
Ahav'ın Krallığı
29 Yahuda Kralı Asa'nın krallığının otuz sekizinci yılında Omri oğlu Ahav İsrail Kralı oldu ve Samiriye'de yirmi iki yıl krallık yaptı.
30 RAB'bin gözünde kötü olanı yapan Omri oğlu Ahav, kendisinden önceki bütün krallardan daha çok kötülük yaptı.
31 Nevat oğlu Yarovam'ın günahlarını izlemek yetmezmiş gibi, bir de Sayda Kralı Etbaal'ın kızı İzevel'le evlendi. Gidip Baal'a hizmet ederek ona taptı.
32 Baal için Samiriye'de yaptırdığı tapınağın içine bir sunak kurdu.
33 Ayrıca Tanrıça Aşera'yı simgeleyen bir de sütun yaptırdı. Ahav İsrail'in Tanrısı RAB'bi kendisinden önceki bütün İsrail krallarından daha çok öfkelendirdi.
34 Ahav'ın krallığı döneminde, Beyt-Elli Hiel Eriha Kenti'ni yeniden inşa etti. RAB'bin Nun oğlu Yeşu aracılığıyla söylediği söz uyarınca, Hiel ilk oğlu Aviram'ı kaybetme pahasına kentin temelini attı; en küçük oğlu Seguv'u kaybetme pahasına da kentin kapılarını taktı.



Krallar 2, Bölüm 9

İzevel'in Öldürülmesi
30 Sonra Yehu Yizreel'e gitti. İzevel bunu duyunca, gözlerine sürme çekti, saçlarını tarayıp pencereden dışarıyı gözlemeye başladı.
31 Yehu kentin kapısından içeri girince, İzevel, "Ey efendisini öldüren Zimri, barış için mi geldin?" diye seslendi.
32 Yehu pencereye doğru bakıp, "Kim benden yana?" diye bağırdı. İki üç görevli yukarıdan ona baktı.
33 Yehu, "Atın onu aşağı!" dedi. Görevliler İzevel'i aşağıya attılar. Kanı surların ve cesedini çiğneyen atların üzerine sıçradı.
34 Yehu içeri girip yedi, içti. Sonra, "O lanet olası kadını alıp gömün, ne de olsa bir kral kızıdır" dedi.
35 Ama İzevel'i gömmeye giden adamlar başından, ayaklarından, ellerinden başka bir şey bulamadılar.
36 Geri dönüp durumu Yehu'ya bildirdiler. Yehu onlara şöyle dedi: "Kulu Tişbeli İlyas aracılığıyla konuşan RAB'bin sözü yerine geldi. RAB, 'Yizreel topraklarında İzevel'in ölüsünü köpekler yiyecek' demişti.
37 'İzevel'in leşi Yizreel topraklarına gübre olacak ve kimse, bu İzevel'dir, diyemeyecek.' "



Krallar 2,  Bölüm 10

Baal'a Tapanların Öldürülmesi
18 Yehu, bütün halkı toplayarak, "Ahav Baal'a az kulluk etti, ben daha çok edeceğim" dedi,
19 "Baal'ın bütün peygamberlerini, kâhinlerini, ona tapan herkesi çağırın. Hiçbiri gelmemezlik etmesin. Çünkü Baal'a büyük bir kurban sunacağım. Kim gelmezse öldürülecek." Gerçekte Yehu Baal'a tapanları yok etmek için bir düzen kurmaktaydı.
20 Yehu, "Baal'ın onuruna bir toplantı yapılacağını duyurun" dedi. Duyuru yapıldı.
21 Yehu bütün İsrail'e haber saldı. Baal'a tapanların hepsi geldi, gelmeyen kalmadı. Baal'ın tapınağı hıncahınç doldu.
22 Yehu, kutsal giysiler görevlisine, "Baal'a tapanların hepsine giysi çıkar" diye buyruk verdi. Görevli herkese giysi getirdi.
23 O zaman Yehu Rekav oğlu Yehonadav'la birlikte Baal'ın tapınağına girdi. İçerdekilere, "Çevrenize iyi bakın" dedi, "Aranızda RAB'be tapanlardan kimse olmasın, sadece Baal'a tapanlar olsun."
24 Ardından Yehu'yla Yehonadav kurban ve yakmalık sunu sunmak üzere içeri girdiler. Yehu tapınağın çevresine seksen kişi yerleştirmiş ve onlara şu buyruğu vermişti: "Elinize teslim ettiğim bu adamlardan biri kaçarsa, bunu canınızla ödersiniz!"
25 Yakmalık sununun sunulması biter bitmez, Yehu muhafızlarla komutanlara, "İçeriye girin, hepsini öldürün, hiçbiri kaçmasın!" diye buyruk verdi. Muhafızlarla komutanlar hepsini kılıçtan geçirip ölülerini dışarı attılar. Sonra Baal'ın tapınağının iç bölümüne girdiler.
26 Baal'ın tapınağındaki dikili taşları çıkarıp yaktılar.
27 Baal'ın dikili taşını ve tapınağını ortadan kaldırdılar. Halk orayı helaya çevirdi. Orası bugüne kadar da öyle kaldı.
28 Böylece Yehu İsrail'de Baal'a tapmaya son verdi.
29 Ne var ki, Nevat oğlu Yarovam'ın İsrail'i sürüklediği günahlardan - Beyt-El ve Dan'daki altın buzağılara tapmaktan - vazgeçmedi.
30 RAB Yehu'ya, "Gözümde doğru olanı yaparak başarılı oldun" dedi, "Ahav'ın ailesine istediğim her şeyi yaptın. Bunun için senin soyun dört kuşak İsrail tahtında oturacak."
31 Gelgelelim Yehu İsrail'in Tanrısı RAB'bin yasasını yürekten izlemedi, önemsemedi. Yarovam'ın İsrail'i sürüklediği günahlardan ayrılmadı.



Daha sonra Asurlular bölgede hakim olur, tüm Fenike şehirleri gibi Sur’u da kendilerine vergi ödemeye zorlar. Sur, Fenike şehirleri içinde Asurlular’ın işgaline en uzun süre direnebilen şehir olur. MÖ. 585 senesinden MÖ 574'e (veya MÖ 572) kadar Asurlular’ın işgaline karşı direnen Sur’u ünlü Asur Kralı Nabukadnezar ele geçirmeyi başarır. O döneme Sur’un iki tarafı vardı: Ada ve kara. Asur Kralı Nebukadnezzar kara tarafını yıkmayı başarsa da, 13 senelik muhasaraya rağmen ada şehrini almayı başaramaz. 



Asurlular'dan sonra MÖ. 538'de Sur ve Sayda savaşmaksızın Pers egemenliği (Akamenid İmparatorluğu) altına girer. Persler'in egemenliğinde bir süre sessiz kalan Fenikeliler, Persler'le birlikte Salamis Savaşı'nda Yunanlılar'a karşı savaşır. Bu muharebede Pers donanmasının sağ kanadında, güçlü Atina gemileri karşısında Fenikeliler yer alır. 


MÖ. 333'te Pers Kralı III. Darius Büyük İsken­der'e yenilince, Sur kenti dışında bütün Fenike kentleri teslim olur. Büyük İskender şehrin deniz tarafını ancak yedi aylık bir mücadeleden sonra ele geçirebilir. Onu izleyen krallar MÖ. 64 senesinde Suriye ile birlikte Roma'nın bir eyaleti olun­caya kadar Fenike'ye egemen olurlar. Bu tarihten başlayarak Roma İmparatorluğu içinde eriyen Fenikeliler ayrı bir halk olmak­tan çıkar, zamanla Roma imparatorluğu içinde asimile olur.




Hiç yorum yok: