Suriye - Şam Emeviye Camii (5)

Şam’da Eski Roma’nın eserlerinden birinin izine, şehrin en etkileyici, en abidevî, en görkemli eserinde, Emeviye Külliyesi’nde rastladık.


Şam Emeviye Camii’ne Suriyeliler Mescid-i Umeyye der. Tarihe tanıklığının, heybetinin, ihtişamının, sanat ve mimarlık tarihindeki yerinin, Müslüman ve Hıristiyanlar için var olan manevi değerinin yanısıra günümüzde İslam dünyasının ayakta kalabilen en eski külliyelerden biri olması hasabiyle de çok önemlidir. Ancak binanın tarihi 709 – 715 senelerinde Halife I. Velid bin Abdülmelik tarafından inşa ettirildiği tarihten çok daha eskiye dayanır.


Külliye Roma devri agorasının, yani çarşısının üzerine kurulu esasen. Roma devri çarşı kalıntılarını halen görmek mümkün.


Külliyenin camisinin bulunduğu yerde ise MÖ 1. asırda Romalılar tarafından yaptırılmış bir Jüpiter mabedi, bir pagan tapınağı vardır.


Alttaki fotoğraf, caminin en süslü minaresini (ki kendisi “gelin minaresi” diye anılır) ve alt tarafında Roma devrinden kalan harabeleri görmek mümkün.



Roma hristiyanlığı devlet dini olarak kabul ettikten sonra Jüpiter mabedinin yerine ve onun harabeleri üzerine Aziz Yohannes (Hz. Yahya) adına bir kilise inşa edilir.


***


Hz. Yahya Zekeriyya Peygamber’in oğludur, Kuran-ı Kerîm’de ismi zikredilen peygamberlerden biridir. Hz.İsa’nın yaşıtı ve bir rivayete göre teyze çocuğudur. Hristiyanlıkta Hz.Yahya, Vaftizci Yahya olarak anılır. Matta, Hz.İsa’nın tebliğ görevine Hz.Yahya tarafından Şeria nehrinde vaftiz edilmesiyle başladığını belirtir.

Hristiyan dünya için çok önemlidir Hz. Yahya. İngilizce’de John (dişi versiyonu Jane) ve onun kısaltılmış formu Jack, John’dan türeyen Shaun, Shane ve Shawn, İrlanda’da Sean, Galler’de Iefan, bu kelimeden türeyen ve yine daha ziyade Galler bölgesinde tercih edilen Evan, İskoçya’da Ian isimleri hep Hz. Yahya’nın isimleridir.


İspanyolca’da Juan, Fransızca’da Jean, Almanca’da Johan, Johann, Johannes (kısaltılmış hali Hans. Fatma – Fatoş gibi), Katalanca’da Joan, Bask dilinde Jon, Portekizce’de João, Slav dillerinde Ivan (Ivo), Romence’de Ion, Italyanca’da Gianni ve Giovanni, Arnavutça’da Gjon, Yunancada Yannis, Yanni, Ioannis ve Giannis, Norveççe, İsveççe, Almanca, Lehçe, Çekçe ve Flemenkçe’de Jan, Fince’de Jani ve Juhani, Macarca’da János, Danimarkaca, İsveççe ve Norveççe’de Jens, Litvanya’da Jonas, Sırpça’da Jovan, İbranicede Shon, Ermenice’de Hovhanes gibi aşina olduğumuz pek çok ismin de Hz.Yahya’nın isimleri olduğu düşünülünce, onun hristiyanlık için ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılır.



İngilizce'deki "Saint John the Baptist" ve Fransızca'daki "Saint Jean Baptiste", "Vaftizci Aziz Yahya"dır.

İncil’de, babası Hz. Zekeriyya gibi kendisinin de İsrailoğulları tarafından öldürüldüğü belirtilen Hz. Yahya’nın türbesi Emeviye Camii’nin tam ortasında yer alır. Bugün hem hristiyanlar hem de müslümanlar tarafından hürmetle ziyaret edilir. Türbe iki yanında duran büyük Osmanlı şamdanları, kare planı, yüksek yeşil kubbesi, 24 adet korint başlıklı sütunuyla müslüman türbeleri kadar hristiyan ziyaretgâhlarından da izler taşır.


***


Hz. Peygamber’in Mekke’ye geri dönüşünden sonra müslümanlar kuzeye, Filistin ve Suriye’ye ilgi duymaya başlar. Sasaniler ile 26 sene aralıksız savaşan Doğu Roma (Bizans) bitkin, halkı yılgındır. Hz. Peygamberin vefatından sadece 3 sene sonra Hz. Ömer devrinde Şam müslümanlar tarafından fethedilir. 636 senesinde Halid bin Velid’in komutanlığında Yermük’te Doğu Roma orduları ile yapılan savaşın ardından tüm Suriye müslümanların kontrolüne geçecektir.


Dört Halife Devri 661’e kadar sürer. 661’de Hz.Ali’nin bir haricî tarafından öldürülmesi üzerine halifelik Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye tarafından devralınır, Şam başkent yapılır. Bundan böyle halifelik babadan oğula geçmeye başlayacak, böylece yaklaşık 100 sene sürecek olan Emeviler dönemi başlayacaktır. Müslümanlar bu devirde Hindistan’dan Endülüs’e kadar muazzam bir coğrafyaya yayılacaktır.



Fetihler esnasında Roma, İran, Hind gibi kadîm medeniyetlerle karşılaşır Arap orduları. Bu kadim medeniyetlerin yeryüzüne serpiştirdiği eserler göz alıcıdır.


Halife Abdülmelik’in oğlu Velid, 705 senesinde halife olur. Onun devri fetihlerle ulaşılan zenginliğin zirvelerindendir. Halife Velid, müslümanların da karşılaştıkları diğer medeniyetler gibi görkemli eserlere sahip olmasını ister. Bu alanda da bir gövde gösterisi yapmayı arzu eder. Bunun için seçilen yer bellidir: Şam’ın fethinden beri müslümanlar ve hristiyanlar tarafından müştereken kullanılan Aziz Yohannes Kilisesi yani eski Jüpiter tapınağının yeri...


Halife Velid’in Şam’ın yedi senelik vergisini yapılacak olan “şâh-eser” için harcadığı söylenir. İşveren bizzat halifedir. Finansman başkentin gelirlerinden karşılanmıştır. Ancak Araplar böylesi muhteşem binalar yapan bir geleneğe sahip değildir. Malzemesi nereden tedarik edilecek ve mimarı kim olacaktır bu bercestenin?


Çözüm Roma’dan bulunur... Hem Roma’dan (Doğu Roma, Bizans) gelen ustalara ihale edilir proje, hem malzemelerin bir kısmı Roma’dan satın alınır hem de taa Jüpiter tapınağından kalma malzemeler devşirilerek kullanılır. Bu yüzden minareleri saymazsak, islam mimarisinin bu abidevî eserleri ilk bakışta bir bazilikayı andırır.


Daha sonraki senelerde bina yapılan tadilatlarla genişletilir, zamanla bugünkü halini alır. (Devam edecek... Bu yazı Üsküp'e varmadan bitecek!!!)

Hiç yorum yok: