Kayıtlar

Mutlu Seneler (5)

Resim
1988 senesi. İzmir Atatürk Lisesi’nde talebeyiz. 1888’de II. Abdülhamit devrinde kurulmuş asırlık bir okul. Leylisi, yani yatılısı da var ve o tarihlerde sadece erkek öğrencileri kabul ediyor.  Devrin cumhurbaşkanı Kenan Evren okulumuzu ziyaret edecek. Muhterem paşamızı karşılamak için hepimizi soğuk ve yağmurlu bir günde, montlarımızı giymemize müsaade etmeden ceketlerimizle okul bahçesinde saatlerce bekletmişlerdi de cumhurbaşkanı hazretleri teşrif ettiğinde bir matematik dersine girmişti (de bir hafta sonra soğuk algınlığından okula devam edemez haldeydik). Efsane hocalarımız vardı. Matematik denince Suat Amanvermez hocamız tartışmasız bir markaydı herkes için.  Netekim Paşa, Suat Hoca’nın matematik dersine girer, derste talebelere sorar: - Hangi senelerde Şubat 29 çeker? Cevap veremez arkadaşlarımız. Suat Hoca’ya döner muhterem Cumhurbaşkanı. Hocamız “dörde bölünebilen senelerin 29 çektiğini” söyler. Cumhurbaşkanı Hazretleri Suat Hoca’yı mesleğinden soğu...

Mutlu Seneler (4)

Resim
Julyen takvim Roma’nın emperyal takvimidir. Roma tarihi ise biraz da Hıristiyanlığın ve kilisenin tarihidir. Roma’nın “resmen” Hristiyanlaşması Roma’nın takvimine de tesir edecektir. Kilise, 4. asırdan itibaren Jülyen takvimi kendine mal eder. Takvimde yer alan pagan Roma törenlerini Hristiyanlığın anma günleri ve yortuları ile değiştirir: Hz. İsa’nın doğumu, ölümü, göğe yükselişi, yeniden dirilişi, melek ve aziz yortuları, haftalık ibadet günü yeni takvimin içine itinayla yerleştirilir. 272 – 337 seneleri arasında yaşayan I.Konstantin Roma’nın reformcu imparatorudur. Başşehri Roma’dan İstanbul’a nakletmesi ve imparatorluk dinini Hristiyanlık olarak kabul etmesi reformist kişiliğini gösterir. I.Konstantin Hristiyanlığı sadece devlet dini olarak belirlemekle kalmaz, aynı zamanda onun hem özüne hem de biçimine dönük kuralların belirlenmesinde etkin ve başat bir rol oynar. I. Konstantin şehirlerde Pazar günü çalışmayı yasaklar 321 senesinde. Bu Roma’nın Hristiyanlıktan önce...

Mutlu Seneler (3)

Resim
Her coğrafya, her topluluk kendi ihtiyaçlarına göre kendi takvimini oluştururken, önce İran merkezli Ahameniş İmparatorluğu’nun fetihleri, daha sonra İskender’in on sene kadar süren seferleri hemen her şeyi olduğu gibi farklı coğrafyaların zaman ve takvim yaklaşımlarını da birbiriyle harmanlar. Tıpkı Ahameniş İmparatorluğu gibi farklı medeniyet alanlarını, ancak daha uzun süre idare eden Roma İmparatorluğu da farklı coğrafyalar ve medeniyetler arasında daha fazla alışveriş gerçekleşmesini ve bu alışverişin daha sistematik bir hâl almasını sağlar. Romalılar, iktidarı elinde bulundurmanın, zamanı elinde tutabilmeyi gerektirdiğinin farkındadır. İngiltere’den İran’a kadar uzanan imparatorluk coğrafyasında günlük faaliyetlerin ahenk içinde olabilmesi, denetim altında tutulabilmesi, insanların ekonomik, sosyal, siyasal ve dinî paydalarda birleştirilebilmesi, yönetilebilmesi, ancak herkesin benimsediği ortak bir zaman düzenleme aracı ile mümkün olabilecektir. Romalı yazarlar, takvimlerinin ...